Şem'e koşan pervane gibi Gün batımına koşuyorum. Her yeni gün gibi ben de, Gün battıkça ölüyorum. Demleniyor ruhum biteviye Ufkun engin kızıllığında, Yanınca evlerin ışıkları, Aynalara bölünüyorum. Şavkında misafir şimdi...
Bir kantar asılı yüreğimde, Kancası kanla kırmızı. Tartar bin türlü elemi, Âlemlerden ağır her sızı. Çelikten bir burgu gönlümde. Döner, döndükçe dünya. Her büklümde ayrı sancı… Sırlı bir ayna akıl. Utanmadan kışlara...